KADEM

MÛSİKÎ VE EDEBİYAT DERGİSİ

Duyurular

Bir Şâir Bir Eser Nâbî

Yard. Doç. Dr.  Vicdan ÖZDİNGİŞ

“Sakın terk-i edebden, kûy-ı mahbûb-ı Hudâdır bu.     

Nazargâh-ı İlâhîdir makām-ı Mustafâ’dır bu.”

 

XVII.yüzyıl Türk Edebiyatı şâirlerinden Nâbî, 1612 yılında eski adı Ruhâ olan Urfa’da doğmuştur. Şâirin Urfa’daki hayatı ve gençlik dönemi hakkında çok fazla bilgimiz bulunmamaktadır. Nâbî 24 yaşlarında iken İstanbul’a gelmiştir, Şâirin İstanbul’a geldiği dönemde IV. Mehmed tahta çıkmıştır. Bu sırada Musâhib Mustafa Paşa’ya intisap eden Şâir, kısa zamanda Dîvan Kâtibi olur ve şiirleriyle IV. Mehmed’in dikkatini çekerek, padişahın av gezmelerine davet edilir. 1671 yılında Lehistan seferine katılan Nâbî, Kamaniçe Kalesi’nin fethi üzerine Fetihnâme-i Kamaniçe adlı ünlü eserini kaleme alır. (Bilkan, s. 1-7). Bu sıralarda, Yusuf Nâbî’nin gönlüne, hac farîzasını eda etmek arzusu düşmüş, bu gönül isteğini paşasına da açmıştır. Musâhip Mustafa Paşa, bu samimi dileği, bu ibadeti yerine getirmek heyecanını hoş karşılayıp destekler. Durum padişaha arz olunur. (Karahan, s.10).

Son Yazılar